| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

HABERCİ

Yazılar

Para bulamayan hırsız, ikiz bebekleri çalmaya kalktı!

Para bulamayan hırsız, bebeği çalmaya kalktı!

Girdiği evde para bulamayan hırsız, bebeği çalmaya kalkışırken ikizinin uyanıp ağlaması sonucunda fark edildi, kaçmak isterken düşüp öldü...
Adana'da evinden kaçırılmak istenen 1.5 aylık Mustafa Atakul, acıktığı için uyanıp, ağlayan ikizi sayesinde kurtuldu. Ağlayan bebeğin karnını doyuran anneyle göz göze gelen şüpheli 46 yaşındaki Mustafa Çakmak, kucağındaki bebeği bırakıp, yatak odasına saklandı. Çakmak, ikizlerin babasıyla yaşadığı boğuşmada bıçakla yaralanıp, kaçmak amacıyla 2'nci kattaki evin balkonundan atlayınca kemikleri kırılıp, yaşamını yitirdi.
Tüyleri ürperten bebek hırsızlığı girişimi olayı, sabaha karşı saat 03.00 sıralarında Hanedan Mahallesi Bakımyurdu Caddesi'nde, Atakul ailesinin kiracı olarak oturduğu meydana geldi. 2'nci katta oturan 30 yaşındaki Yasemin ve Mehmet Atakul çifti, havanın sıcak oluşu nedeniyle, 2 yaşındaki kızları Gülten ve 1.5 aylık ikizleri Mustafa ve Ramazan Atakul ile birlikte balkonda yattı. Anne Yasemin Atakul, ikizlerden, acıkan Ramazan'ın ağlamasını duyunca, onu alıp içeri geçti. Bebeği için mama hazırlayıp, karnını doyurmaya hazırlanan anne Atakul, oturma odasına geçtiğinde kucağında diğer ikiz bebeği Mustafa bulunan Mustafa Çakmak ile karşılaştı. Yasemin Atakul, "Yetişin çocuğumu kaçırıyorlar" diye bağırması üzerine telaşlanan Mustafa Çakmak, bebeği kanepenin üzerine fırlatıp, yatak odasına kaçtı. Bu sırada, inşaat işçiliği yapan Mehmet Atakul da uyandı. Yatak odasındaki elbise dolabının kapağında şüpheli Çakmak'ın parmaklarını gören Atakul, eşine "Polise haber ver. Bana da bıçak getir" dedi.
Mehmet Atakul, bıçakla yatak odasına girdiğinde Çakamak dolaptan çıkıp, onunla boğuştu. Boğuşma sırasında sağ kalçasından bıçakla yaralanan Mustafa Çakmak, 2'nci kattaki balkondan atladı. Ağır yaralanan, hırsızlıktan sabıkası ve çok sayıda polis kaydı bulunduğu belirtilen Çakmak, Mehmet Atakul'un çağırdığı ambulansla Adana Devlet Hastanesi'ne götürüldü, ancak müdahaleye rağmen olaydan yaklaşık 2 saat sonra yaşamını yitirdi. Gözaltına alınan Mehmet Atakul, sorgusundan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

İKİZLERE SARILIP AĞLADILAR


Atakul çifti, olayın ardından kızlarına ve ikiz bebeklere sarılıp, "Böyle olsun istemezdik" diyerek ağladı. Kucağında Ramazan'la ağlayan anne Yasemin Atakul, "Ramazan, Mustafa'nın kurtulmasını sağladı. Ramazan uyanınca Mustafa kurtuldu. Çok kötü anlar geçirdik. Ramazan mama için ağlayarak uyandı. Ona mama vermek için içeri getirdim. Birden hırsızla göz göze geldim. Mustafa elindeydi ve sıkı sıkı tutmuştu. Ben bağırınca Mustafa'yı kanepe üzerine fırlatıp, 'Sus' dedi. O arada eşim uyanınca yatak odasına kaçtı. Sonra eşim benden kendini savunması için bıçak istedi ve polisi aramamı istedi. Birden çıkarak eşimin üzerine yürüdü, koşarak balkondan atladı. Ramazan sayesinde hepimiz kurtulduk. Allah çocuklarımı bize bağışladı" dedi.
Oğlu Mustafa'yı öpen Mehmet Atakul da "Seni götürselerdi ben ne yapardım?" diye gözyaşı döktü. Çocuklarını kaybetme korkusu geçirdiğini kaydeden Atakul, "Böyle olsun istemezdim. O da bir can. Kendini balkondan aşağı attı. Kurtulsun diye ambulansa haber verdim. Fakat olmadı" diye konuştu.
Atakul çifti, yaşadıkları bu olay sonrası aynı binanın birinci katında oturan ev sahiplerinin kendilerinden evden çıkmalarını istediğini de sözlerine ekledi.Milliyet

Donanmada ‘seks bahisi’ skandalı

donanma Avustralya donanmasındaki erkek denizcilerin, kadın meslektaşlarıyla cinsel ilişkiye girebilmek için bahisler düzenledikleri ortaya çıktı...

Avustralya donanmasının HMAS Success adlı gemisinin mayıs ayında gerçekleştirdiği Singapur ziyareti sırasında bir skandal ortaya çıktı. İddialara göre HMAS Success gemisinde görev yapan erkek denizciler, ‘The Ledger’ (Defter-i Kebir) adını verdikleri bir defter tutuyor. Bu defterde, gemide görevli her bir kadının dolar üzerinden ortalama fiyatı yer alıyor. Elde edilen bilgilere göre kadın subay ve lezbiyenlere biçilen bedeller daha yüksek. 

DEFTERDE adı geçen kadınlarla bilardo masası gibi sıra dışı mekânlarda cinsel ilişkiye giren denizcilere ise
ikramiye veriliyor. Avustralya Başbakanı Vekili Julia Gillard, konuyla ilgili soruşturma başlattıklarını açıkladı. Gillard, durumun orduya katılmak isteyen kadınları caydırmasından endişe ettiklerinin altını çizdi. Dört denizciye geri dönmeleri yönünde emir verildiği belirtildi. Milliyet

NİLÜFER-Hayalime Bırak

Nilüfer'den Konser

nülifer1 Yeni albümü “Hayal”in ilk konserini, önceki akşam BKM organizasyonuyla Kuruçeşme Arena’da veren Nilüfer, beyazlar içinde geçen gecede eski-yeni şarkılarıyla süslü repertuvarıyla ve seyirciye yakınlığıyla büyük alkış aldı.

Kuruçeşme Arena, her rolün hakkını veren yetenekli oyuncuların çıktığı bir sahne sanki. Bir gece önce Yalın bir rüzgarın estiği sahne tamamen değiştirilmiş ve bir hayal dünyasını canlandırmak için beyazlara bürünmüştü.
Seyirciler de aynı şekilde değişmişti. Yaş ortalaması daha büyük olduğundan mı yoksa Nilüfer'in sahne duruşuna saygıdan mı bilinmez ama daha oturaklı ve sabırlıydılar. Konser öncesi verdiği röportajda "Beyaz giyin" diyen Nilüfer'in bu çağrısına uyan büyük çoğunluk "beyazlar" içindeydi. Nilüfer, yeni albümünün çıkış şarkısı "Bir Bilseydin"i söyledikten hemen sonra "Beyaz giyenler çoğunluk bu gece. Herkese çok teşekkür ediyorum. Albüm çok yeni ve
ben ilk defa burada şarkılarımı sunmanın heyecanını yaşıyorum" dedi. nülifer

Klip için TV'ye sitem

Albümü çıkardıktan sonra Mete Özgencil'in çektiği klibi müzik kanallarına gönderdiğini söyleyen Nilüfer, Powertürk'ün klibi bir türlü yayınlamamasını eleştirdi: "Neden yayınlamadıklarını söylemeyip bekletiyorlar. Eskiden TRT döneminde de 'şarkı denetimsizdir' diye yayınlanmayan kliplerim vardı ama en azından o zaman kriter belliydi, açıklıyorlardı. Yıllar evvel çok canımız yandı bunlardan. Mesela 'Dünya Dönüyor', 'Erkekler Ağlamaz' denetimsiz diye
yayınlanmadı. Şimdi ise 37 yıldır sahnelerde olup bekletilmek çok sıkıcı. Son olarak 'yayınlamayın' dedim onlara."

Türk filmlerinin küçük yıldızı ömercik (bir zamanlar)

1-1953 1omercik 1dönmez 1ömercik-Ömer Dönmez, 1-ömercik 1ömercik

Ömercik: Mavi gözlü sarışın çocuk, 1959 yılında Adapazarı’nda doğdu.

Dört yaşındayken katıldığı Ses dergisinin Çocuk Yıldızlar Yarışması’nda ikinci olarak sinemayla tanışdı Ömer Dönmez,

'Ayşecik' filmlerinin yıldızı Zeynep Değirmencioğlu ile akraba olan Ömer Dönmez, 'Ömercik' ismiyle pek çok filmde oynadı.

1974'te geçirdiği kaza ile tek gözünü kaybeden ve büyük bir yalnızlık yaşayan Dönmez, en son 'İkinci Bahar' dizisinde rol aldı.

Değirmencioğlu ile birlikte emlakçılıkda  yapdı.

Dönmez birkaç yıl önce de dolandırıcılık suçuyla hakim karşısına çıkmışdı.

Yakup Sancı ile yapdığı bir reportajda çocukluğunu yaşamadığını söylemiş.

''Hiç çocukluğumu yaşamadım. Sokağa çıkıp her çocuk gibi rahat hareket edemiyordum. Oynuyordum ama yalnızca filmlerde. 15 günde iki film bitirirdik o günlerde. Yorulurdum ama eğlenceliydi, yeni kıyafetler, değişik yerler... İyi de para kazanıyordum. Hiç unutmam. "Tanrı Misafiri" diye bir film çekiyoruz. Dönme dolaptan aşağı atlayacağım Edis Hun aşağıdan beni tutacak. Bir kaç metre var yükseklik. Yerde koruma için güvenlik tedbirleri alınmış bir sünger yatak var. Ben bir defa atlayacağım ama çok fazla atladım. Hoşuma gitmişti ben oyun oynuyordum film, iş düşündüğüm yok. Dalmışım oyuna. Bana kızıyorlar Ömercik sonra oynarsın şimdi işimiz var diye. Böyle setlerde oynuyordum kendimce bulduğum oyunlarla. ''

''Çocuklar küçük. Kendi kendilerine karar verecek iradeye sahip değiller. Anne Babalar önce eğitimlerine devam etmesini sağlamalılar. Sonra oyuncu olmasını düşünmeliler. Çocuğunun elinden tutup ajanslara koşmamalılar. Sinemadan para kazanan çocukların anne babaları bu paraları doğru yatırımlar yaparak değerlendirmeliler. Hep böyle olacak, sürekli para gelecek diye düşünmemeliler.   ''

Mavi gözlü sarışın çocuğun, sinemaya ilk başladığında olduğu gibi, yine bir ideali yok.

Mavi gözlü sarışın çocuk , o hatıralarda, arşivlerin tozlu raflarında. Bazen ansızın evinize misafir olup, yüreğinize neşe saçmaya devam ediyor saydam camdan.

AT RESİMLERİ

kahverengi-at-resimleri -iki_at iki at at-resimleri3 at_resimleri atlar at sürüsü at5 at4 at2 at1 at

Evde radyasyondan korunabiliriz....

Elektronik cihazların yaydığı elektromanyetik radyasyona bazı teknikler kullanarak en az seviyede maruz kalmanın mümkün olabileceği belirtildi.
Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Çerezci,AA muhabirine yaptığı açıklamada, gündelik yaşamın vazgeçilmez parçası haline gelen elektronik cihazların, yaydıkları
elektromanyetik radyasyon nedeniyle insan sağlığı bakımından risk oluşturduğunu söyledi.
Çerezci, elektronik cihazların yaydığı elektromanyetik radyasyona bazı teknikler kullanılarak en az seviyede maruz kalmanın mümkün olduğunu ifade etti. 
                _cep-telefonu   Cep telefonlarının insan hayatının ayrılmaz parçası haline geldiğini belirten Çerezci, mümkün olduğunca sabit telefonların kullanılması gerektiğini belirterek, şöyle konuştu: "Cep telefonlarını mümkün olduğunca az ve tekniğine uygun kullanmamız gerekiyor. Araçta mümkün olduğunca cep telefonuyla görüşmememiz gerekiyor. Görüşme sırasında araçta elektromanyetik dalgalar dolaşıyor. Kafesin içine
girdiği için cep telefonu yüksek güçte çalışıyor. Elektromanyetik dalga çıkış şansını zorluyor, açık havadaki gibi değil. Bu da araç içindeki elektromanyetik dalganın dolaşmasına ve bulunmasına ortam hazırlıyor.
                 "Cep telefonlarının antenleri arka kısmında olduğu için taşırken ekranı vücudumuza, anteni dışa bakacak şekilde taşımak çok önemli. İlk ç
ağrı alındığı an elektromanyetik radyasyonun an yüksek seviyede olduğu durumdur.''
                 "
Enerji tasarrufunu kabul ediyoruz ama ampullerin bazı kullanım şartları olmalı. Öğrencilerin çalışma masalarında tasarruflu ampul kullanmamak lazım. Neden? Çünkü tasarruflu ampullere yakın duruyorsanız çok şiddetli bir radyasyonla baş başa kalırsınız. Bunun için baz istasyonunun yanına gitmeye gerek yok. Baz istasyonunu evinizin içine getirmiş oluyorsunuz. Tasarruflu ampuller yüksek tavanlı odalarda kullanılıyorsa sorun yok, başımız ampulden 1,5 metre uzaktaysa sorun yok ama tabii ki yine de elektromanyetik dalga yayıyor."
               "Mikrodalga fırını mutfakların görselliğini tamamlaması açısından herkesin çok rahat görebileceği yere koyuyorlar. Mikrodalga fırın çalıştığı zaman çocuğun baş hizasında olmamalı. 1,40 metrenin mutlaka üstünde olmalı, insanların en az geçtiği yere konulmalı. Mikrodalga fırının bulunduğu duvarın arkasındaki odada çocuk beşiğinin bulunmamalı. Arka tarafına da sızıntı oluyor. Ön tarafına çok ciddi oranda mikrodalga yayıyor. Çalışırken hiçbir zaman yanında durmayacaksınız. En az bir metre uzağında olacaksınız.
Milliyet

Yaşlansakda sevgi hiç bitmez....

canım benim bir yastıkda yaslilik sevilmenin en güzel çağı canımsın yaslilikdada sevgi bitmez yaslilar sevgi-
 
Saçlarım aklaştı,
Yüzüm buruştu,
Görmez oldu gözlerim,
Kulaklarım işitmez,
Yaşlılık alametleri bunlar,
En çok düşündüren şey,
Bu kadar kısa sürede,
Bu kadar işler,
Nasıl olduda farkına varmadım,
Anlayamadım bir türlü.

Yaşlılık lekeleri

yaşlılık Yaşlılık lekeleri (lentigo) 45 - 50 yaşlarında görülmeye başlar. Lentigo, derinin renk bozukluğu hastalığıdır. Ender de olsa otuzlu yaşlarda da görülebilmektedir.

Milliyet gazetesinde  Prof.Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu yazdığına göre yaşlılık lekeleri (lentigo) 45 - 50 yaşlarında görülmeye başlar. Lentigo, derinin renk bozukluğu hastalığıdır. Ender de olsa otuzlu yaşlarda da görülebilmektedir. Derinin üst tabakasında kahverenkli pigment lipofuzsin  birikimleridir. Birkaç santimetre büyüklüğünde ve kahverenk-lidirler. Açık tenlilerde daha belirgin olarak gözlenirler. Özellikle ellerin üstünde, burun ve çevresinde daha sık görülür. Yaşlılık lekeleri kansere dönüşmez. 

Birinci sıradaki nedeni, güneş ışığında bulunan ultra-viyole ışıktır. Ultra-viyole ışık cilt üzerinde serbest radikal oluşumuna sebep olmaktadır. Oluşan serbest radikaller de cildin üst tabakasında pigmentlerin bir araya gelerek yoğun toplanmalarına neden olabilmektedir. İşte, yoğun biçimde bir arada toplanan pigmentler kahverengi görünüm alırlar.

Güneş ışığından korunmak yaşlılık lekelerinin artışına karşı bir önlem oluşturur.  Alkol ve tütün kullanımı yaşlılık lekelerinin artışında etkendirler. Çünkü her ikisi de serbest radikal oluşumunu hızlandırmak-tadır. Sigarada bulunan benzpyren maddesi, ciltte lipofuzsin  birikimini hızlandırmaktadır. Yani, kahverenkli pigment birikimini hızlandırmaktadır. 60 yaşındaki insanların yüzde 85’inde yaşlılık lekeleri (lentigo) gözlenmektedir.

Lentigolar (yaşlılık lekeleri), fiziksel, kimyasal veya mekanik olarak uzaklaştırılabilmektedir. Böyle bir işlemin yapılabilmesi için bir uzman hekim tarafından mutlaka yaşlılık lekesinin melanom olmadığı teşhis edilmelidir.
Yaşlılık lekelerine karşı iki ayrı kür önermekteyim. Her iki kür de birbirinden tamamen farklı olup, kişiye göre biri diğerinden daha etkili olabilmektedir. Aynı anda iki farklı kür uygulanmaz.
Kullanacağınız soya fasulyesi önerilen kaynatma sürecinde kırmızıya dönük renk almıyor ise, amaca uygun değildir.


GÜNÜN KÜRÜLERİ

Kür 1
Soya fasulyesi kürü
 Yaklaşık iki bardak klorsuz suyu kapalı tencerede kaynatınız. Su kaynamaya başladıktan sonra içerisine altı yemek kaşığı soya fasulyesi ilave ediniz. En az yirmi dakika kaynatınız. Kaynatma esnasında su çok azalırsa, bir miktar su ilave edebilirsiniz. Kullanılacak olan miktar bir kahve fincanı haşlama suyudur. 20 dakika sonuna doğru soya fasulyesinin haşlama suyunun bir miktar kırmızı renge dönüşmesi gerekir. Eğer henüz kırmızı renge dönüşmemişse biliniz ki yeteri kadar kaynatılmamış demektir. Hafif kırmızı renge dönüştükten sonra suyunu süzüp ayırınız. Ilıyınca yaşlılık lekeleri üzerine pamukla etki ettiriniz. Haşlama suyuyla ıslatılmış pamuğu, yaşlılık lekelerinin üzerine kurudukça üç-dört kez etki ettiriniz. Bu kürü haftada üç kez bir ay boyunca uygulamak yeterli olacaktır.

Kür 2
Limon  sirke kürü
 Bir tatlı kaşığı taze sıkılmış limon suyuyla bir tatlı kaşığı sirkeyi kahve fincanı içerisinde karıştırınız ve karışımı beş dakika bekletiniz. Daha sonra yaşlılık    lekeleri üzerine pamukla etki ettiriniz. Bu kür bir ay boyunca haftada üç kez uygulanır.


NOT: Hekiminizin önerdiği ilaçlar varsa, mutlaka kullanınız. Bu bitkiye karşı alerjiniz olup olmadığını öğreniniz. Bu kitaptaki tüm bitkisel kürler ancak ve ancak yetişkinler içindir. Burada okuduğunuz bilgilerin, yardımcı ve destekleyici olduğunu gözardı etmeyiniz. Hekiminize danışmadan buradaki bilgilerle kendi kendinize kesinlikle teşhis koymayınız ve uygulamayınız.

Dikkat: Buradaki bilgilerin herhangi bir hastalığı teşhis amacı kesinlikle yoktur. Bir rahatsızlığınız var ise, mutlaka bir hekime danışınız.

Türk filmlerinin küçük yıldızı gülşah (bir zamanlar)

    
ülşah-ibo Gulsah-ender ülşah hülya koçyiğit ülşah-ender ülşahhk ülşah- ülşah.alkoçlar Gülşah Alkoçlar- Gülşah Alkoçlar ülşah

                    

Türk filmlerinin en sevilen çocuk yıldızlarıydı onlar. Pek çok filmde başrol oynadılar, gönüllere taht kurdular. Ve her biri de anlaşmış gibi gençlik yıllarında sinemayı bırakıp ortalardan kayboldular. Kimi evlenip ailesini şöhrete tercih etti kimi iş değiştirdi...

Film yapımcısı Selim Soydan ile ünlü oyuncu Hülya Koçyiğit'in kızı Gülşah Alkoçlar gözünü sinemada  açanlardan... Yaşıtları oyun parklarında oynarken o sinemada 'Güllüşah' adıyla başroller kapıyordu. 'İbo ile Güllüşah' onun en meşhur filmiydi.

Genç yaşta işadamı Ender Alkoçlar ile evlenip sinemayı bıraktı. Şimdi iki kızı var...